|
DiLEM
|
Sus Dedi Adam Lal Oldu Kadın
Bir gece vakti sarhoşken,şişmiş gözlerimle sana söylemek istediklerim vardı;
..Nerde bir yalnız görsem,dayanamıyorum çalıveriyorum yalnızlıklarını..
Tanrı bile söz geçiremediğinden artık,üstüme ağlıyor..
Anlıyorsun değil mi?
Anlardın.Eğer kuzeye yakın bana soğuk ülkelerden birinde olmasaydın..
Sen her üşüdüğünde içim ürperiyor..sakalların tenimi acıtıyor ve tanrı saçlarını örüyor..
Ellerin diyorum ah ellerin,
Iki parmağının arasında duran sigara,
Yere düşen kül..
Ortalık kan revan,ortalık yangın yeri
Israfil surayı üfledi
Vakit;
Cehennem vakti.
Kutsal ay!Tüm yankesiciler,katiller,sapıklar arınıyorlar günahlarından aç kalarak,
Ve ben elimdeki bir bardak şarapla hepsinin ırzına geçiyorum!
Seni nikahsız düşünmek suç bu ülkede,
Ah ruhumun zinası!
Bir sinema koltuğu,bir köprü altı,bir teras deniz bakan,çift kişilik herhangi bir yatak..
Yanında huzur bulduğum tüm adamları,aşık edebildiğim diğer kadınlar..
Kaç kişilik aşklar yaşadım ben,kaç kişiyle sevdim,seviştim.dağıttım uykularımı
Sarhoş olup boyunlarına dolandım..
Kaç şişe votka içtim,sarıldığım adamların yüzünü
‘’sen’’diye görebilmek için..
Saat kaç?gece yarısını çoktan geçmiş olmalı..çift görmeye başladım harfleri..
Sabah erken kalkmalı,yola çıkmalı..yapılacak ne çok iş var,söylenecek ne çok söz..
Daha 12 eylül darbecilerine küfredip,kendi topraklarında kendi adlarıyla tanınmayan azınlıkları anlamaya çalışacağım.
Daha aşk diye bildiğim şeyin,
62 den tavşan yapmanın ilerisine gitmeyen bir çocuk oyunu olduğunu insanlara öğreteceğim.
Tüm günümü saçmalara sarıp,
Sapanlara uzaklara fırlatacağım!
Çünkü sen yoksun..
Arkana bile bakmadan koşar adım bindiğin uçak havalanırken,
Kızarmış burnuma karışmış hıçkırıklarımla
Seslendim;
Git-me diyemem sana..
Ama kalma..
Ne olur gittiğin yerlerde
Çok kalma!
Tanrının yazdığı kuralları bile değiştirebiliyor insanoğlu,peki ben neden yakamıyorum tüm kutsal saydıklarını?
Neden yazamıyorum sureyi yeniden
Neden Meryem bir İsa daha doğuramıyor ve
Yaramıyor Musa göğü?
Neden peygamberler hep acıları iyileştirir de,
Hiç sevişmezler?
Neden Zeus Hera’yı,Leon Mathilda’yı, Nietzsche Salomeyi,
Nazım Piraye’yi
Neden bildiğimiz tüm iyi yürekli kahramanlar
Sevdikleri kadınları
Birer orospuyla aldattı?
Çıkmaz sokaklardan korktuğumu bilerek
Neden saklandın karanlıklara
Bak 100’e kadar sayıyorum
Çıkmayan ebe!
Sana gitme diyemem
Ama kalma..
Ne olur gittiğin yerlerde çok kalma!
Dinini bilmediğin,diline dokunmadığın,tuzunu tatmadığın,adlarını söyleyemediğin insanlar ne katarlar ki,
Korkularına,korkaklıklarına,kokuna?
Istediğin her liman da bir gemi olmak,
Her ada da dilenecek üç dilek içinde sayılmak mı?
Bir şişeye saklayıp bıraktım seni okyanusa,
Şimdi hangi kıtada olduğunu ne önemi var,
Seni ben yarattım..!
Oysa ben okuma bilmeyen bir adamın
Sevdiği kadına yazdığı
Ecüş büçüş harflere saklanan,
Söylediğinde yanaklarını kızartan,
Seni seviyorum cümlesinden öte bişey istememiştim..
Sana bir şehir,sana bir deniz,sallanan salıncak,söylenen şarkı,ermeni dilinde söylenen gazeller,
Kürtce yakılan ağıtlar,ibranice söylenen küfürler olmadım-olamadım.
Olmakla ilgili bir kaygım hiç olmadı,
Anlamadın.
Cinsiyetsiz cinayetler işleyip,aynı şairlerde huzur bulurduk..Beyoğlu keşfe çıkıp hep aynı meyhanede demlenirdik,
Bana bir cüce,sana bir deve aşık olurdu.ah yaşadığımız dünya değil
Alice harikalar diyarıydı
Ve biz iki küçük soytarı,
Dünyayı kurtarabileceğimize inanırdık.Ütopyalarımız vardı,daha boka bulanmamış,
Daha 14 yaşındaki kızın kanı sürülmemişken alınlara,daha picca’nın utancı gelinlikleri karaya çalmamışken
Biz bu ülkeye barış gelecek sanırdık..
Düş sesli bir adam yıktı tüm umutlarımızı.Boğuk boğuk söyledi türküsünü,
Hani elin belime sarılı,üflerken sigaranı yüzüme..
‘’gitmeli’’,demiştin,başka duraklarda mola vermeil
Ama sen hep aynı kalmalısın
Ah çocuğum bozar seni bu deli dünya
Sen hep aynı nefesi vermelisin’’
-Sana gitme diyemem
Ama kalma..
Ne olur gittiğin yerlerde çok kalma!-
Sarılırken cennet kokulu bir kız çocuğuna ve öperken örülü saçlarını,
Örümcek ağı tutmuş beynimle yıktım duvarlarımı
Ve çıkarıp abimin taktığı bekaret kemerini
Tüm duygularımı sana peşkeş çektim..
Iki güzel söz karşılığı..
-seni seviyorum..-
diL aynı dil..
kutuplarda da,afrikada da
küfür ederken de,sevişirken de.
Ve silip tüm zamanları bir söze
Bir öz olurken
Bir bebeğin kulağına ezan okurken de..
Sana yaşadıklarımı biriktirmiştim,paslı bir istanbul gecesi
Kaşımdan damlarken kan,
Ve kaçarken taksimin sapıklarından,
Incinen bileğimle bir travestiye fotoğraf arkadaşı olup,asla sevgilim olmayacak bir adamı öperken de..
Sana anlatacaklarımı saklamıştım dilimin altına..
Ama sen gittin.
Bak asılı tüm duygularım
Boşlukta!
Ama ne demişti ki o adam,
Herkes kendine aşıktır bu yüzdendir ki,
kimse bulamaz kendini maşukta
bu yüzden
yoktur mutlu aşk,
aşk mutlu değildir.
….
Seviştiğin fahişeleri kıskanacak kadar
Çocuğum,
Kırdım tüm aynaları
O suret beni öldürecekti.
Ama neydi.
-Sana gitme diyemem
Ama kalma..
Ne olur gittiğin yerlerde çok kalma!-
Özgen Aydos
|