unutmadığın umut olsun…
Diniyordu susuzluğu haksızlık karşısında susmayınca,
Sade kendine değil benliği olana da oluyordu faydası.
Esas değildi çok yüzlülüğe uygulanan infaz,
Bir kandırmacaydı karanlığa doğru koşturan,
Bundan yükseliyordu göklere ruhu olanlardan itiraz.
İsimlerin içeriği is bağlamıştı çoktan,
Bayat söylemler asil türkülere tuzaklar kurmuştu….
Kalenderler yalnızlığa yerleşirken,
Kadirbilmezlere övgüler yağdırıyordu,
Vefaya, cefa ile seslenen cesaretsiz.
Adım adım yaklaşan adını unutmuşluk,
Taklit diyor da başka şey demiyordu.
Eğitimden, bilimden uzak mukallit,
Uzlaşmaya yanaşmıyordu ruhu ile,
Bitiyordu günden güne, olduğu için fikrisabit…
Dağı, taşı anlamak mümkün,
Kurdu, kuşu anlamak mümkün…
Mümkün değil insanlığından utanan insanı anlamak,
Mümkün değil sefil yalanları,
Erdem yarışına engel yılanları anlamlı kılmak.
Paslanmadan kınında bekleyen akıl;
Düşünerek yarınlara gül uzat,
Unutma, unutmadığın umut olsun sadece…
Durdu Şahin