Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: Dilek Akın - Yaralarından Ayrı Düşen Kabuklar  (Okunma Sayısı 207 defa) Seçenekler Arama
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« : 08 Mayıs 2010, 23:44:04 »
DiLEM
Sevda Masalları
Administrator
*****


Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2503

Üşür yorgun umutlarımdan arda kalan hayallerim...


WWW
Dilek Akın - Yaralarından Ayrı Düşen Kabuklar

Yaralarından Ayrı Düşen Kabuklar

Sana kanattığın yaralarımın düşen kabuklarını gönderiyorum,
bir de neşter,
yeni yaralar açabilesin diye…

Emir kipiyle hazırola geçen cümleler kurmaktı niyetim
sev beni demek mesela
ya da öl beni!

Sözünün dilimin ucuna dikildiği,
bakışının gözüme mıhlandığı,
teninin tenime işlediği bir geceden bahsedeceğim sana…
Hani içimde bitap düşmüş,
ağır yaralı erkekliğinin dolaştığı…

Adama benzer bir adın vardı hani
adım mahiyetinde koşarayak kaçışların
ve nefesinin cinnet ko(r)kusu…

Sağ yanıma düşmüş esmer telaşın,
sol yanımdan ürken dokunuşların,
adama benzer bir yanın vardı hani
adıma benzer bir dileğin…

Kelimelerin kendi mezarını yazarken cümle içimde
nasıl da çoğalıyor harf harf cesetliğim…

Biteni başlat değil,
gideni getir değil,
öleni dirilt değil dediğim…
Hiçliğin varlığa büründüğü bir günden bahsediyorum sana,
hani tırnaklarımın etinde kanadığı…

Sancılı bir heceyle dokunduğun dudaklarımdan damlayan kanlar
o en temiz,
o en masum,
o en günaha alaycı bir gülümsemeyle başkaldıran avuçlarına dolarken
şaraptan kutsaldı inan.

Gecenin mor rengine dolaşan
dolaştıkça daha mor çürüğü çarşafta pıhtılaşan
ölgün rengin,
biz rengi bir cinayetin sökülmüşlüğüne yama olamayan ay ışığında
saklanan meçhullüğümün
ve mahçubuyetimin sızısını doğururken parmak uçların
ve akarken yaralarıma kanlı cerahetin…

Kanamaya yüz tutmuşken saf dışı bırakılmış sancılarımızla
o utangaç,
o mağrur,
o intihara meyilli yüzlerimize gerilen çarmıhı inşa ediyorduk.

Ellerim kal diyordu,
gözlerin git,
dudakların kal diyordu,
sözlerim git,
içim kal,
dışın git…

Sev ya
da öl!

Yaralarından ayrı düşen kabuklar kadar
yolumuz vardı,
Tanrı katından cehennemin en dibine…

Hepsi hepsi iki ayrı yaraydık,
aynı bandı arayan…
Bulamadık;
kabuk bağladık,
düş’tük!

Yarayı bağlamaktan vazgeçen kabuk
biliyordur;
yarasından ayrı düşen kabuk,
acır!

Dilek Akın
Logged




Yaralı gönlümü ,
sevgilinin gece renkli zülfünün hayaliyle sardım.
Geceleyin merhem bulamayan o yaranın vay haline.


Yarım kalan öykülerimin noktası olmaktan vazgeç.
Bana başlangıçlara yeter hevesini ver.
“Susacak var” edilen bir yemin, sözle tutulamayan.
Bana yüzünden çizgiler ver, gülüşünle belirginleşen ve hiçbir gamzeye yer açmayan.
Suya yazılmaktan kurudu kelimeler…
Bana bir cevap ver!


Bana hayatım boyunca vazgeçmemem gerekildiği söylendi.
Fakat çoğu zaman bunu başaramadım.
Ben her vazgeçişimde ağladım bazen yıkıldım..kırıldım.
Ve ben vazgeçmemeye çalışırken birileri çoktan bir şeylerden benden vazgeçmişti.
İnsanlar istemedikleri şekilde yaşadıklarında her gün ölürler.
Ben her gün öldüm
Sayfa: [1]   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Arsiv
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2008, Simple Machines
vBulletin Theme Design by TurkloRD
XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!